Tasarruf tedbirleri hakkında

Hükümetin açıklamış olduğu Tasarruf tedbirleri hakkında Genel başkanımız

Sayın Nuri Çelebi bir takım açıklamalarda bulundu.

Çelebi şunları söyledi

Hiç bir devlet iç piyasada yaptığı harcamalarla fakirleşmez. Altını çizerek belirtiyorum bu durum sadece iç piyasadan mal ve hizmet alımı için geçerlidir. Tasarruf yapılacaksa sadece ithal edilen alımlarda yapılmalıdır. Bilakis devlet iç piyasalarda alımı kısarsa şirketlerde kısar ki bu da piyasaları son derece güvensiz bir hale getirir. Güvensiz bir piyasa şartlarında hiç kimse yatırım yapmak istemez. Sonrasında  ticaret durma noktasına gelir ki bu da o ülkeyi iflasa kadar götürür. Oysaki yapılması gereken tam tersi olmalıdır. Yani piyasalar durgunsa ve ortada bir kriz varsa mal ve hizmet alımı arttırılmalıdır. Ancak bu şekilde piyasalar hareketlilik kazanabilir. Paradaki hareketlilik devletin kasasına kazanç olarak dönecektir. Misal vermek gerekirse iç piyasa esnafından  alınan her alım esnafın başka esnaflara da kazanç sağlamasına imkan verecektir. Her alım ve satım devletin kasasına vergi olarak girecektir. Bu durum aynı zamanda parasal  hareketlilik sağlayacağı için  piyasalara güveni artıracaktır. Bu güven  yatırımcılara  cesaret verecektir.

Yabancı marka alımlar ise bu  sonuçların tam tersi bir etki yapacaktır. Dolayısıyla zaruri durumların haricinde  paramızın dış ülkelere akmasını sağlayacak her türlü alımlardan kaçınmak gerekmektedir.

Hükümetin açıklamış olduğu bu tasarruf paketinin olumlu hiçbir sonucu olmayacağı gibi aksine piyasaları daha fazla zora sokacaktır.

Ekonomik krizin sebeplerine gelecek olursak;

Bu topraklara ne ektiniz de bitmedi ?

Güneşimiz mi yok, suyumuz mu yok ?

Yoksa madenimiz mi yok ?

 

Üreticiye, sanayiciye, çiftçiye, esnafa değer vermediğiniz için kriz yaşıyoruz.

Kur korumalı, enflasyon korumalı saçmalıklarınızdan dolayı kriz yaşıyoruz.

Oy alabilmek için vermiş olduğunuz tavizlerden dolayı kriz yaşıyoruz.

Hatalarınızın faturasını işverenlere vergi olarak yüklediğiniz için kriz yaşıyoruz.

 

Gelecek nesilleri değil, gelecek seçimleri düşündüğünüz için kriz yaşıyoruz.

SİZİN SORUMSUZLUKLARINIZDAN DOLAYI KRİZ YAŞIYORUZ.